Clive Barker's Jericho - XBOX İnceleme
Clive Barker's Jericho
Undying oynayanlarınız, o usta korku yazarı Clive Barker adını duymuştur. Yeni korku oyunumuz Jericho'da onun yardımlarıyla hazırlanmış, ilk bakışta hemen heyecanlandırmayan fakat getirmiş olduğu bir kaç yenilikle oyuncuyu kendine bağlayan bir eser.
Jericho demosunu açtığımızda menüde Tanıtım'ı (Introductıon) seçip oyun hakkında biraz bilgi alabiliyoruz. Hikayeyi biraz anlatmak gerekirse, takımımızın kendisini bulduğu yer tanrının ilk insanı yaratma girişimlerini yaptığı fakat yarıda bırakıp gittiği tapınağımsı; hatta zindanımsı, şu ana kadar kapalı tutulmuş bir yer. Bu tapınak iç içe geçmiş karelerden ve aralarında kalan boşluklardan oluşuyor. Tapınak paralel bir evren içerisinde diyebiliriz. Yani bu evren içerisinde şu ana kadar dünyaya gelmiş oluşumları barındırmakta. Fakat bu oluşumlar genelde şeytani değişimler geçirmiş haldeler. Kısaca takımımız, günümüz askerlerinden tutun, eski dönemlerdeki savaşçılara, paranormal oluşumlara dek bir sürü değişik türde düşman ile karşılaşacak. Tapınağın içlerine doğru ilerledikçe zamanda geriye gidilecek ve düşmanlar hep bir dönem eski türde olacak. Tapınağın merkezine ilerlediğimizde ne olacağı açıklaması ise oyunun tam sürümünü bitirmemiz halinde bizimle buluşacak.
Takımımız parapsikolojik yeteneklere sahip kızlı erkekli 7 kişiden oluşuyor. Hepsinin isimlerine teker teker girmeyeceğim fakat hepsinin yeteneklerinden bahsetmek istiyorum. Oynadığımız kişi Kaptan Ross'un özelliği herkezi iyileştirebilmesi idi. İdi diyorum çünkü bu elemanımız oyun başında bir kazaya kurban gittiği için takımımızı 6 buçuk kişi bırakıyor. Fakat kendisi hala oyunda kilit bir rol oynuyor. Oyundaki istediğimiz askerimizi seçebilme konsepti aslında bu olaya bağlı. İstediğimiz herhangi bir askerin içindeyken yine de tedavi görevimizi yerine getirebiliyoruz. Oyunda Rainbow Six: Vegas'tan ve Gears Of War’dan hatırlayacağımız yaralanan ve yerde kıvranan takım arkadaşları modası var. Bu arkadaşlarımızı iyileştirmemizi sağlayan biz (yani bu yetenek, kimin içerisine girersek girelim hep var), onların yanına gittiğimizde devreye giriyor ve bir tuşa basarak onları tekrar sağlıklı hale getiriyoruz. Oyun aslında normal zorlukta o kadar da zor değil, açıkcası ben kasti olmamak şartıyla hiç ölmedim. Ölmek konusuna gelince; sadece bütün takım yaralı ve yerde yatıyorsa oyun en son geçtiğimiz checkpointten devam ediyor. Yani korkulacak birşey yok. Aslında bayağı var, ama siz şimdilik sakin olun.
Diğer elemanlarımızı kısaca anlatmak gerekirse, bir askerimiz tüfeğinden çıkan kurşunları kontrol edip, zamanı yavaşlatıp onları yönlendirebiliyor. Böylece zincirleme headshotlar yapabiliyoruz. Ayrıca kendisi büyük ve yolu tıkamış objeleri hareket ettirebiliyor. Bir diğeri olan bayan ninjamız bir anlığına etrafındaki tüm düşmanları yakabiliyor ve onları görünebilir hale getirirken aynı zamanda zarar veriyor. Fakat bu kendi gücünden de götürdüğü için sık sık yapmamak lazım. Kendisinin ayrıca başka bir özelliği de yakın dövüşte bayağı etkili olması. Evet, tahmin edeceğiniz gibi elindeki tabancası çok fazla bir işe yaramıyor ama kendisi bayağı bir hızlı. Üçüncü elemanımız ise elinden düşmanlara ateşten bir ruh gönderen ve ateş saldırılarına dayanıklı olan, ağır zırhlı makinalı tüfekçimiz. Kendisi taşıdıklarından dolayı bayağı ağır. Dolayısıyla çok yavaş hareket ediyor. Fakat hareket etmektense uzakta gördüğümüz bir düşmanı anında ateşe boğabiliyoruz. Bunların dışında askerlerimiz içinde bir teknisyen, yaralanan grup elemanını yanına gitmeden iyileştirebilen bir silahşör ve düşmanları kontrol edebilen bir eleman mevcut. Onlarında bazı artı parapsikolojik özellikleri bulunmakta.
30/9/2007 | Kategori:
Inceleme
|
Yorum (0) |
Yorum Yaz
Kalıcı Bağlantı | Arkadaşına Gönder
Önceki Sayfa | : | Sonraki Sayfa
