OnGameS - Onlıne Oyunun Yeni Adresi

OnGameS iyi eglenceler diler

KATEGORİLER

MENÜ

Online Oyun Oyun Download Oyun Yama Oyun Program

    REKLAMLAR

RockveRap.com Reklam Reklam Bu kısma reklam vermek Ücretsiz'dir.






$$SRO Gold/Silk Satın Al$$

Silk Satın Al

Gold Satın Al

Son Yazılarım

  • Medieval II Total War Kingdoms - İnceleme
  • Thrillville: Off The Rails'in demosu yayımlandı - Haberler
  • Flight Simulator X: Acceleration tamamlandı - Haberler
  • Command & Conquer Saga duyuruldu - Haberler
  • Haftanın en çok satan PC oyunları (A.B.D.) - Haberler

  • Son Yorumlar

    yari fiyatina degerli taş
    God of War 2
    stalker
    Güzel bir site eline sağlık
    battle:)

    Adminin Duyurusu

    OngameS Yöneticileri olarak bizim tek amacımız siz halkımıza hem ekonomik hemde kaliteli bir hizmet sunmaktır.Sizden istedigimiz emege saygı duyup bir teşekkür etmeniz.Çok mu şey istedik.
    OnGameS - Bannerlar

    Link ekle, Site ekle, Arama Motoru, www.bultr.net

    Link ekle

    Linktr.info
    LinkTR.info Link Ekle








    Arama Motoru








    Admin 24 saat kesintisiz hizmet vermekteyiz.Türkiyenin En Yeni Onlın Oyun Blogu OngameS.blogcu.com iyi eglenceler diler.Sizden istedigimiz emege saygı duyup,bir teşekkür etmeniz.Çok mu şey istedik.Siteden daha fazla yararlanmak için hemen üye olun hemde ücretsiz. www.ongames.blogcu.com


    Transformers The Game - Ön İnceleme

    Transformers: The Game

    Mitolojik çağlardaki Titan'lardan bu yana, devasa varlıklar insanlara hep çekici gelmiştir. Modern çağların mitolojisi sayılabilecek, çizgi roman ve filmler de ise bu adet hala devam ediyor. Voltran, Transformers ve Robotech, bir biri ardına yapılan bu üç devasa robot hikayeleri, dünya çapında büyük bir hayran kitlesine sahip. Bunlar içersinde özellikle Transformers, günümüz dünyasına ve yaşam şeklimize uyum sağlayışıyla, daha fazla ilgi çekmişti. Şimdi, ise Stephen Speilberg ve gençken çizgi filmin hayranı olan Michael Bay'in elinden, bu robot efsanesi beyaz perdeye aktarıldı. Filmin konusuyla yer yer paralel giden Transformers The Game'de bilgisayarlarda yer edinmeye hazır...

    Cybertron adlı gezegen teknolojik ve kültürel olarak, dünyamızdan milyonlarca yıl ileridedir. Burada sadece makineler ve robotlar yaşar. Bin yıl önce, buradaki en baskın iki ırk iyiliğin koruyucusu Autobotlar ve sadece yıkım isteyen Decepticonlar Allspark adlı bir cihaz için savaşa tutulurlar. Allspark, tüm mekanik cihazları canlandırabilecek bir güce sahiptir. Transformers'larında yaşamlarının kaynağı yine bu cihazdır.

    Decepticon lideri Megatron bu cihazı kullanıp, Cyberton'u ele geçirmek ister, Autobot lideri Optimus Prime ise, en büyük düşmanının bu hayalini engellemeye çalışır. Uzun süren bir savaş sonucunda, Cybertron'da harap olmuş, gezegendeki yaşam kaynaklarının hepsi tükenmiştir. Optimus ise çareyi, Allspark'ı alıp gezegenden kaçmakta bulur. Bu cihaz dünyaya düşer. Dünyamız bu büyüklükte bir savaşa hazır değildir, ancak Megatron için bu kadar ilkel bir gezegenle karşılaşmak büyük bir şanstır. Decepticonlar Allspark'ı bulmak için dünyayı işgale başlar. Autobot ise ne pahasına olsa, ilkel insan yaşam formunu korumak için dünyamıza gelir.

    İyiyle kötünün mekanik savaşı

    Oyun tam bu noktada bize kontrolü bırakıyor. İki ırkta tıpkı çizgi filmde olduğu gibi, dünya koşullarına daha iyi ayak uydurabilmek için, günümüz araçlarını incelemeye başlarlar. Her biri, araba, uçak, helikopter gibi cihazlara dönüşmeye başlar. Transformers'ın özünü oluşturan değişim de zaten budur. Tranformers The Game’i açtığımız zaman, bizi müthiş bir animasyon karşılıyor. Hem genel olarak konuyu anlatıyor hem de karşılaşacağımız şeyleri görüyoruz. Oyunun animasyon kalitesi çok iyi olmuş. Görevler sıradanda karşımıza çıkan bu animasyonlar, en az filmin kendisi kadar kaliteli. Ana menüden bu iki ırktan birini seçerek oyuna başlıyoruz. İki taraf içinde ilk bölüm, eğitim amaçlı düzenlenmiş. Bir çok oyundaki gibi konuya salt iyilerin gözünden bakmaktansa, iki tarafı da kontrol etmek güzel bir detay olmuş.



    Transformers The Game'de bir çok film oyunu gibi, bize devasa bir harita üzerinde istediğimiz gibi dolaşma imkanı sağlıyor. Tek bir tuşla istersek araç halimize, istersek de robot halimize dönüşüyoruz. Eğer Autobotları seçersek, görevimiz insanları korumak, etrafta olay çıkartan Decepticonları engellemek. Decepticonlarda ise tek görev önümüze geleni yıkmak. Özellikle bu ırk bol bol stres atmanızı sağlayabilir. Autobotlar'da insanları ve etrafı korumaya çalışıyoruz ama bir bina kadar boyu olan robotlarla bunu yapmak çok zor. İster istemez iki devasa robot bir biriyle karşılaşınca, çevreye büyük zarar veriyoruz.

    5/7/2007 | Kategori: On Inceleme | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

    Star Wars: Battlefront - Ön İnceleme


    LucasArts pek çok efsane yaratmış bir oyun firması. Monkey Island, Full Throttle bunlar arasında ilk akla gelenler. Sadece oyun değil George Lucas’ın Yıldız Savaşları serisi bile firmanın başarısını kanıtlamaya yeter. Yine alternatif dünyalardır söz konusu olan…
    Artık her yaptığı hit olan Lucas, şimdi de Army Men RTS, Battlezone 2, Star Wars: Clone Wars gibi oyunların yaratıcısı olan Pandemic Stuios ile birlikte yeni bir Star Wars oyunu üzerinde çalışıyor; Battlefront.

    Benzerlikler olmadan olmaz…
    Star Wars: Battlefront, Battlefield tadında (ki isimleri bile benzer olmuş) multiplayer ağırlıklı ve Star Wars hayranlarının multiplayer isteğini karşılamak amacı ile tasarlanan bir oyun. Genel Star Wars çizgisine sadık gibi görünse de Battlefront’un yepyeni bazı özellikler getireceğini hemen yazının girişinde müjdeleyelim ve hafiften konuya doğru ilerleyelim.
    Oyun Sivil Savaş ve Klonların Saldırısı olmak üzere iki farklı zaman aralığına ayrılacak ve oyuncular istedikleri zaman aralığında oynayabilecekler. Oyuncuların gezegen seçme hakkı bulunacak. Hoth, Endor, Yavin 4, Naboo, Geonosis, Tatooine gibi filmde bulunan tüm gezegenler Star Wars: Battlefront’a da eklenmiş. Fakat seçilen zaman aralığına göre oynanılabilecek gezegenler değişecek. Örneğin Tatooine her iki zaman aralığında da bulunurken Hoth, Klonların Saldırısı zaman aralığında bulunmayacak. Oyunda on adet gezegen ve on beş farklı çevre tasarımı olacağı belirtiliyor. Her harita ve gezegen için farklı tasarımlar uygulanacak. Bir gezegende sıkı bitki örtüsü varken bazılarında büyük ve görkemli şehirler bulunacak.

    Galaksinin en renkli kurgularından biri Star Wars’un bu versiyonunda tıpkı istediğimiz gibi, her gezegende farklı şeyler yapılması gerekecek. Bazı gezegenlerde araç kullanılabilirken bazılarında sadece yaya olarak dolaşmak gerekecek.


    Oyunda dört farklı taraf olması düşünülüyor. Bunlar Rebel Alliance (Asi Birlikleri), Imperial Army (İmparatorluk Orduları), Clone Army (Klon Orduları) ve Droid Army (Robot Orduları). Bu tarafların olumlu ya da olumsuz özellikleri, silahları, araçları ve birimleri olacak. Her tarafta piyade, keşif eri, nişancı, pilot, mühendis gibi yirmiden fazla seçilebilir karakter bulunacak. Bu karakterlerin de olumlu ya da olumsuz özellikleri farklı güçte silahları ya da farklı zırh ve sağlık düzeyleri bulunacak ve hepsi farklı bir aracı daha iyi kullanabilecek. Ayrıca her taraf için tamamen farklı bir şekilde eğitilmiş karakterlerin konulması da planlanıyor. Bu karakterler diğer taraflarda bulunanlardan belirli yanları ile ayrılacaklar. Bu kadar çok farklı karakter olması oyuna biraz Team Fortress havası katmış. Fakat böylece oyuncuların takım halinde oynamaları ve taktik geliştirmeleri sağlanacak.

    Jedi’lık buraya kadar!

    Yapımcılar Jedi yetenekleri gibi özelliklerin oyunun dengesini bozacağını düşünüyorlar. Bu yüzden köklü bir çözüme gidilmiş, oyuncular Jedi güçlerine sahip bir karakteri seçemeyecek (aaaa!). Ama durun, onun yerine oyunda Star Wars filmlerinden tanıdığınız bazı karakterler bulunacak ve onlarla birlikte ya da onlara karşı savaşabileceğiz. Zaten çıkan bunca Star Wars oyunundan sonra hepimiz Jedi’lığa doymamış mıydık?

    Battlefront’ta oyuncuların kullanabileceği pek çok araç bulunacak. Cumhuriyet Gemileri, AT-ST’ler, AT-AT’ler, Asi Snow Speeder’ları, hız motorları gibi filmler ile ilgilenenlerin kolayca hatırlayacağı araçlar oyunda yerini almış. Araçların bir kısmı bütün karakterler tarafından kullanılabilecek, fakat büyük bir kısmı sadece belirli taraflar ya da karakterler tarafından kullanılacak özel taşıtlar olacak.


    Oyunda çok sayıda gezegen var diye her istediğiniz yere gidebileceğinizi sanmayın. Battlefront’un bir özelliği de gezegenler arası yolculuğa izin vermemesi. Yani savaş sadece haritalardan ibaret olacak (bari uzaydakiler barış içinde yaşasın). Her multiplayer oyununda olduğu gibi belirli görevlerin yerine getirildiği assault, önüne çıkanı öldür şeklindeki deathmatch ve team deathmatch oyun modları arasında. Ayrıca Battlefield’da bulunan conquest moduna benzeyen bir mod da oyuna eklenmiş (hatta isimleri bile aynı). Bu modda oyuncular karşı tarafın sahip olduğu stratejik noktaları ele geçirerek onları yenmeye çalışacak. Ayrıca kazanan taraf gezegeni ele geçirebilecek ve böylece savaş içinde kullanılabilecek bazı özel güçler kazanacaklar. Böylece bütün gezegenler kazanıldığı zaman oyun da kazanılmış olacak.

    Tabii multiplayer modunun dışında bir de tek kişilik oyun modu var. Tek kişilik oyun modu aslında, oyunu kavramamız ve pratik yaparak kendimizi geliştirmemiz için eklenmiş eğitim bölümleri gibi. Bu görevler çizgisel bir akışa sahip olacak ve tahminimizce oyunun güzelliklerini yansıtmaya nefesi yetmeyecek. Fakat görevlerin birbirinden farklı olması ve tekrarlanmaması yine de tek kişilik görevlerin de ilgi görmesini sağlayabilir.

    Oyun motorları da romantikleşmiş
    Oyun grafikler bakımından pek bir yenilik vaat etmiyor. Pandemic, Prince of Persia: The Sands of Time’dakini andıran ve “Romantic Cam” olarak adlandırılan bir sistem kullanmış. Bu sistem sayesinde bölümlerdeki geometrik ve sağlam olan kısımlar değiştirilebiliyor. Ayrıca nesnelerin görünüşlerini yumuşatmak için bir tür filtre kullanılmış. Böylece oyunun daha gerçekçi ve göze hoş görünen grafiklere sahip olması sağlanacak. Oyuncuların kendi aralarında gevezelik yapması, taktik geliştirmesi için sesli iletişim sistemi de unutulmamış.
    LAN veya internet üzerinden oynanabilen Battlefront, PS2 ve XBox için de hazırlanıyor. Kısacası oyun PS2 online ve XBox Live üzerinden de oynanabilecek. Konsol versiyonları internet üzerinden 16, seri olarak 32 kişiye kadar destek veriyor. PC versiyonu ise internet üzerinden 32, LAN üzerinden ise 64 kişi ile oynanabilecek.

    Oyunun konsollar için de tasarlanıyor olması, ilk olarak hangi konsol için tasarlandığı sorusunu getiriyor insanın aklına. Önce PC için tasarlanıp sonradan port edilmesi ya da konsola göre değiştirilmesi, buradan bakınca daha mantıklı görünüyor. Çünkü PS2’den port edilen pek çok oyunda kontrollerin zorlaşması ve grafiklerin bozulması gibi sorunlarla karşılaşılıyor. Umarız yapımcılar bu konuda bizi hayalkırıklığına uğratmaz.
    Aslına bakarsanız Star Wars: Battlefront, yapı bakımından Battlefield 1942’ye çok benziyor. Ama bu Battlefield’ın uzayda geçen bir versiyonu olduğu anlamına gelmiyor çünkü yapımcılar ana fikrin üzerine pek çok yeni fikir eklemişler. Araç kullanımı konusunda getirilen sınırlamalar ve geniş karakter seçimi ile kendisini bir Battlefield kopyası olmaktan kurtarıyor Battlefront.

    Geçtiğimiz aylarda çıkan Knights of the Old Republic ile Star Wars oyunlarına mesafeli duran oyuncuların bile fikrini değiştiren LucasArts bakalım Battlefront’tan sonra da aynı sempatiyi koruyabilecek mi...

    14/5/2007 | Kategori: On Inceleme | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

    <Önceki Yazılar |

    OnGameS
     
    Web www.ongames.blogcu.com
    OnGameS® & Google®